Ne olacaktı?

Ne olacaktı yani? Madalya mı takacaklardı olduğun gibi davrandığın, dosdoğru durduğun, insanları düşündüğün için?

Ne bekliyordun?

Başlarına taç mı edeceklerdi seni? Sahiden inandın mı buna?

Yanında mı duracaklardı? Yoksa anlayacaklar mıydı bir de?

Güldürme beni.

Bu yaşam senin eserin.

Her şeyin bir kuralı var da “normal bir hayatın” yok mu sanıyorsun? İçindekiler dışına taşmadıkça yüreğinde bunca yükü taşımanın ne manası var?

Kendine sakladığın cümlelerinle yaşa şimdi. Kurduğun hayallerin içerisinde oradan oraya koştur dur. Tencereni kaynatmak için kendini hırpala. Kimse üzülmesin diye sen üzüldüğünün bile farkına varma.

Şimdi tüm sevdiklerinin karşısına oturup manzaranın tadını çıkartabilirsin. Bak hepsi nasıl da kızgın sana. Bak hepsi nasıl da kırgın.

Söylenme hiç. Başka türlü olması için sen ne yaptın ki?

Şimdi bir şeyler eksik, ikimiz de bunu çok iyi biliyoruz ama söylesene bana, sen kimseyi beklemezken kim gelecek yanına?

Yarınlarımız

Biten bir aşka üzülmek için fazla kirli bu dünya.

“Benimsin” diyebilmek için hayat çok kısa.

Ne gündüzler mutlu olabilmek için yeterince aydınlık

Ne de geceler yeter yaralarımızı saklamaya.

 

İtiraf etmek zor

Alabildiğine kalabalıkken etrafın

yalnız olduğunu…

Ne aradığını bilmek kolay da…

Bulabilmek…

Ah ne zor!

 

Kolay mı?

Yalan söylememek gerçekleri görüp de…

Sessiz kalmadan da susmayı bilmek.

Kaleme kağıda sarılıp da

Tek bir ağacı bile incitmemek…

 

Savaşırken ekmek için

unutmamak barış türküleri söylemeyi

en köhne köşesinde yolculuğunun

enseyi karartmamak,

yılmamak, yıkılmamak, düşmemek!

Şarabı içerken üzüme üzülmemek!

 

Okyanuslar sığmazken düşlerine

Demir at bakalım tek bir limana…

Fiyakalı cümleler kur, büyük sözler söyle

Güneş batıyor nasılsa sen gölgeni büyüt

Durduğun yerde küçüldükçe…

 

Vazgeçmek için fazla güzel bu dünya,

“Bitti” diyebilmek kimin ne haddine.

Bugünün bir sonu var…

Ama yarınlar…

Kim bilir…

belki de bizim yarınlarımız.

Gözlerine baktığımda

Gözlerine baktığımda eski bir şiiri hatırladım.

Sen “ne tuhaf adam bu?” diye düşünürken ben çoktan seninle dünyanın uzak bir köşesindeki çocukların yaralarını sarmaya başlamıştım.

Belki de bu yüzden rahatsız etmemişti seni tuhaflığım.

Affet beni, yaklaşıp ellerini tutup sana o şiiri okuyamazdım.

2017 Hadi Koçum Bari Sen Bir Şeye Benze

2016 berbat bir yıldı. Beşiktaş’ın şampiyonluğunu bir kenara bırakırsak her manada berbat…

Hayır, ülkemizin ve dünyanın içinde bulunduğu durumlar üzerine yorumlar yapıp içinizi karartmayacağım. Zira malumun ilanına gerek yok.

Beni tanıyanlar az çok biliyor, ben enseyi karartmayanlardanım.

Biz geleceğe bakalımcılardanım…

Ve benim elimde olmayan, değiştirmemin mümkün olmadığı konulara takılıp kalmayı çoktan bırakmışlardanım.

Eğer bir şeyler yolunda gitmiyorsa dış etkenlerden hayıflanmak yerine önce insan aynaya bakmalı.

Dünyayı değil kendini geliştirmeyi / değiştirmeyi hedeflemeli. Gerisi ardından gelir ya da en azından boşa kürek sallamamış olur.

Ben de öyle yapıyorum ve 2016’nın üstüne kocaman bir çarpı çizmeden önce belki de hayatımda ilk kez bir zaman sınırı koyarak 2017 için hedefler belirliyorum.

  • Kitap okumadan uyuma.
  • Yıl bitmeden kitabını yayınla.
  • Kendi belirlediğin spor programına uy.
  • Daha çok yemek yap.
  • Daha çok müzik dinle.
  • Daha çok dans et.
  • Daha çok gez.
  • YouTube kanalına yeniden içerikler üret.
  • Sana vakit kaybettiren bilgisayar oyunlarını hayatından çıkar.
  • Ailenle daha çok vakit geçir.
  • Dostlarına daha çok zaman ayır.

Çok zor görünmüyor. Bakalım yıl sonunda bu hedeflerin kaçını gerçekleştirmeyi başaracağım, kendime verdiğim sözleri ne kadar tutabileceğim.

Sizin 2017 yılı için hedefleriniz neler?

Herkese mutlu yıllar dilerim.

AhmetCagri.Com 11 Yaşında!

1997 yılında ücretsiz hizmet veren servis sağlayıcılarla temellerini attığım, 2006’da bugünkü alan adı olan AhmetCagri.com’ da yayın hayatına başlayan kişisel sitem 11. Yaşına ulaştı.

Hangi iş, hangi uğraş olursa olsun 11 yıl kesintisiz sürdürmek kolay değil. Geçtiğimiz yıllardaki yıldönümü yazılarında sanırım biraz da haksızlık etmişim kendime ve sitenin hep beklediğim seviyeye ulaşmamasından dem vurmuşum.

Bir bakıma doğru 11 yılda alınan yol bir arpa boyunu geçmez yine de istikrarımın ve özellikle ısrarımın takdire şayan olduğunu düşünüyorum. O yüzden bu yıl öncekilerden farklı olarak ben kendi kendimi kutluyorum ve önüme bir hedef koymadan devam ediyorum!

Nice 11 yıllara AhmetCagri.com!