Ben bugün bir hayal kurdum

Ben bugün bir hayal kurdum ellerin ve gülüşün üzerine…
Hayal değil mi? Mutlu olmuşuz ikimiz de, ne sen benim dünyamı işgal etmeye çalışmışsın ne de ben senin dünyanı ele geçirmeye…
Birlikte yeni bir dünya yaratmışız her ihtiyacımızda oraya sığınmak üzere…
Ben senin limanın olmuşum her hırçın dalga ve yüreğini alabora etmek isteyen fırtınaların ardından demir attığın…
Sen benim küçük yelkenlim olmuşsun her mutlu olmak istediğimizde birlikte sonsuzluğa açıldığımız.
Hayal bu ya ben sana çok sevdiğin çikolatalardan bir ev kurmuşum, her santimi seni mutlu etmek üzerine düşünülmüş küçük bir saray…
Sense asil gülüşünle prensesim olmuşsun… Ve bu beni dünyanın en mutlu adamı yapmak için yetmiş de artmış bile…
Hayal işte…
Geçmişten bahsetmek yerine yüzümüzü geleceğe çevirmişiz ve el ele verdiğimizde her kötülüğü yenebileceğimizi bilerek dünü değil bugünü ve yarını seçmişiz.
Ne sen beni cesaretlendirmişsin ne de ben senden bir ışık beklemişim, kırılmış kalplerimizi birbiriyle onarmak için…
Ben ben olarak kalmışım, sen sen olarak. Bir biz yaratmışız ikimizi de eksiltmeden ve inkar etmeden bazı gerçekleri…
Yıpranmış, paramparça edilmiş eksik sandığımız yanlarımızın aslında sadece yüreğimizin üzerine düşen kendi gölgeleri olduğunu birbirimize fark ettirmişiz ve birbirimiz için köprüden önce son çıkış olmasak bile kendimize döneceğimiz en kestirme yol olduğumuzu anlamışız.
Rüyamda seni göremezsem diye uyumadığım saatlere inat, gözlerim acısa da seni biraz daha düşlemenin tadını çıkararak, seni güldüremediğim her saniyeye inat, seninle farketmediğim geceye inat, birlikte söylemediğimiz şarkılara, birlikte izlemediğimiz filmlere, el ele dolaşmadığımız şehirlere, San Francisco’ya, Helsinki’ye, Paris’e inat ben bugün bir hayal kurdum,senin de hayal ettiğin üzerine mesala…
Hayal işte…

Ahmet Çağrı Özsema

Bir Cevap Yazın