by Çağrı ~ November 16th, 2008
Elimde çekim senaryom uykusuzluktan ve yorgunluktan ölmek üzereyken sabaha karşı 4 gibi çalışmalarımı masaya koyup uyuyabildim. Fakat sürekli filmi ve pazartesi gününü düşündüğümden dolayı tam anlamıyla bir uyku haline geçemiyordum. Gözlerimi kapamamla uykuya geçmem arasında uzun ve sancılı bir süre geçirdim. En sonunda yorgunluğum ağır basınca uyuyabildim.
Fakat yaşadığım ilginç tecrübe uyuduktan sonra başladı. Birçok kez duyduğum rüya halinde bunun bir rüya olduğunu hatırlayıp istediklerini yaşayabilme deneyimini birçok kere denemiş fakat başarılı olamamıştım. Bu gece ilk kez rüyamdayken bunun bir rüya olduğunu kendime söyledim ve oldukça eğlenceli dakikalar ondan sonra başladı.
Devamını okuyun… »
İlk yorumu sen yapar mısın? »
by Çağrı ~ November 13th, 2008
17 Kasım’da yani bu Pazartesi çekimine başlayacağım filmin oyuncu kadrosu belli oldu.
Anne karakterinde deneyimli oyuncu Tuna Arman rol alacak. Kendisiyle çalışacak olmak gerçekten heyecan verici, baba karakteri içinse yine deneyimli oyuncularımızdan Fatih Doğan ricamızı kırmadı sağolsun. Filmin belki de en önemli karakteri Fatih Doğan gibi oyunculuğu tartışılamaz bir oyuncuyla büyük güç kazanacak. Filmdeki başrol olan Tarık karakterini ise son dönem reklamlarında boy gösteren yetenekli genç oyuncu Meriç Ökten canlandıracak.



Filmimde rol almayı kabul ettikleri için kendilerine bir kez daha buradan teşekkür ediyorum.
2 Yorum »
by Çağrı ~ November 10th, 2008
Çocukken 10 Kasımlarda hüngür hüngür ağlardım. Atamızın asker, siyasetçi, kahraman yanları bir yana onun insan tarafı ve bilgeliğiydi onu böylesine sevmemin nedeni. Atamızla ilgili aklımda en çok yer eden anektod Yalaova köşkünün hikayesidir. 1936 yılında Yalova Köşkü ilk yapıldığında yanındaki çınar ağacı hesap edilememişti, inşaat bittikten sonra yandaki Çınar ağacının çatıya çarpan dallarının rüzgarlı havalarda tehlike oluşturabileceği düşünülerek dalların kesilmesine karar verildi. Ustalar durumu Atatürk’e bildirdiğinde Atamızın sözleri açık ve netti”“Ağacın dalı kesilmeyecek, bina kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılacak” . Hiç kimsenin aklına gelemeyen bu çözüm yolu ancak Atamız gibi duyarlı ve cesur birinin alabileceği karardı. Ve bina Atamızın isteği üzerine raylara oturtturularak 5 metre doğuya alındı. Atamızı dehasından, bilgisinden öte onu tüm dünya liderlerinden ayrı kılan bu duyarlılığıydı.
Seni hep özlüyoruz Atam.
İlk yorumu sen yapar mısın? »
by Çağrı ~ November 5th, 2008
“For me directing is like having sex, when it’s good it’s very good but when it’s bad it’s still good.”
Benim için yönetmenlik seks yapmak gibidir eğer iyiyse çok iyidir, fakat kötüyse yine de iyidir.
Stanley Donen
Müzikal denilince benim aklıma tüm dünyadaki birçok sinema izleyicisi gibi Stanley Donen gelir. 1924 doğumlu “Hollywood müzikallerinin kralı” lakablı dahi yönetmen sinemaya ilk adımı 1943 yılında “Best Foot Forward” filminin koreografisini yaparak atmıştır. İlk yönetmenlik deneyimini ise 1949 yılında “One the Town”‘la yaşamış ve bu film en iyi müzik dalında Oscar kazanmıştır. İkinci filmi “Royal Wedding” de en iyi müzik dalında Oscar’a aday gösterilmiş fakat kazanamamıştır. Stanley Donen’i, Stanley Donen yapan film olan “Singin’ in the Rain” ise 1952 yılında filme alındı. Stanley burada yönetmenlik koltuğuna hemen hementüm sanat hayatını beraber geçireceği Gene Kelly ile beraber oturmuştur.
Devamını okuyun… »
İlk yorumu sen yapar mısın? »
by Çağrı ~ November 4th, 2008
Bu Kasım çok ilginç olaylara gebe gibi gözüküyor. Her şeyden önce kendimi uzun zamandır hissetmediğim kadar sağlıklı hissediyorum, bir boğayı devirebilecek güçteyim. Canım hep hayırlı işler yapmak istiyor. Televizyonu açmak bile istemiyorum, sürekli film izliyorum. Acıkmıyorum. Çok fazla para harcıyasım yok. Playstationda hep ben kazanıyorum. Bol bol mandalina yiyorum. Havalar güzel gidiyor… Hani 17 Kasım’da başlayacağım filmin oyuncularını da bulmuş olsam benden iyisi yok.
İlk yorumu sen yapar mısın? »
by Çağrı ~ November 3rd, 2008
Kasım ayı hayatımda hep güzel şeylere vesile olmuştur. 11 ay boyunca bir şekilde terslik yaşadığım sorunlar Kasım ayı içerisinde yoluna girer. Kasım aylarında kendime güvenim olabilecek en üst seviyededir. Fakat 3 Kasım hariç. Hiç kimse 3 Kasım’ın nasıl geçeceğini önceden tahmin edemez. Çok güzel 3 Kasımlar da yaşamışımdır, cehennem azabıyla geçen 3 Kasımlarda. Bugünün ne getireceğini de çok merak ediyorum. Bugün nasıl geçerse geçsin gece “Sweet November”la günü bitirmeliyim.
10 yıl önce bugün hayatımın en uzun süren birlikteliğine başlamanın bir etkisi de var elbette 3 Kasım sendromunda ve ilerleyen yıllarda hep yalnız başıma kutlamamın da…. Bugün de kutlayacağım bu aşk biteli 7 yıl olsa dahi.
Ama genel anlamda Kasım ayı diğer aylardan özel ve farklıdır. Bakalım vikipedi amca bu konu hakkında ne söylemiş;
Devamını okuyun… »
11 Yorum »