Uykusuzlukla huzursuzluk arasında gidip geliyorum. Kabus görmekten bıktığım için uyumak istemiyorum hoş istesem de uyuyamıyorum, bu sefer de hayatım kabusa dönüşüyor. Bu benim lanetim ve artık buna alışmalıyım. Tüm bir şehir uyurken bilmem kaçıncı sigarasını yakan bir adam, şarkılar, duvarlar, boş ve soğuk duvarlar sonra şiirler,hayaller ve yeniden duvarlar, karabasanlar ve yine duvarlar….
Hayatımda birkaç defa huzurla uyuyabildiğimi anımsıyorum. Biri S.’yi terkettiğim gün. O kadar huzurla doluydu ki içim… Vicdanım, bedenim, zihnim o kadar rahatlamıştı ki, yıllarca süren ilişkimiz o kadar yormuştu ki beni saatlerce mışıl mışıl uyuduğumu ve mutlu uyandığımı hatırlıyorum.
Diğeri Antalya’da… Bir elimde vodka bir sonbahar gecesi hamakta uyuyakaldığım gece. Sabah dalgaların sesiyle uyanmak, gözümü açar açmaz masmavi sonsuzluğu görmek,herşeyden ve herkesten uzakta olmak…
Ey şirin uyku, ey güzel prenses sarıl bana sımsıkı,nefesim ol, ört beni merhametinle. Şarkılar söyle benimle, uyanıklığın veremediği o huzuru ver bana. Kapat gözlerimi, görmeye değer çok az şey var bu dünyada. Kapat gözlerimi ve bana görmeye değer şeyler göster..
*resim:http://neumorin.deviantart.com/art/Sleep-63497530