Archive for August, 2009

The Damned United

Posted on August 31st, 2009 with 1 Comment

The-Damned-United Tom Hooper‘ın yönettiği David Peace‘in aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanan “The Damned United” izlediğim en iyi futbol filmlerinden biri oldu. Aslında bu filmi yalnızca bir futbol filmi olarak nitelendirmek kesinlikle hata olur. İhtirasın, egonun ve hayallere ulaşmak için ne kadar büyük bir kararlılık ve inancın gerektiğinin hikayesi demek daha doğru olacak. Film 2004 yılında kaybettiğimiz İngiltere’nin gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörü olan Brian Clough‘un yaşamının en hızlı yıllarını anlatıyor. Bir futbol dahisi olarak belgesellerini üzerine yazılan makaleleri okuduğumuz Clough’un bu sefer ilginç ve ihtiras dolu hayatını izlerken ona olan saygımız bir kat daha artıyor.

Bir futbol takımının arkaplanın da nasıl oyunlar döndüğünü, soyunma odasının atmosferini, bir teknik direktörün takımın başarısında ne kadar büyük rol oynadığını çok yalın bir dille gözümün önüne seriyor film. Ayrıca bugün endüstriyel futbol olarak adlandırılan günümüz para etkin futbol anlayışının da ilk yıllarına tanık oluyor ve amatör ruhtan profesyonel anlayışa geçişi hep beraber yaşıyoruz.

Clough’u canlandıran Michael Sheen adeta bir oyunculuk dersi veriyor. Aslında tüm oyuncular için bu tanımlama yapılabilir. Hiçbirinin oyuncu olduğunu düşünemiyorsunuz filmi izlerken, oynamadan oynuyorlar. Oyuncuların performanslarında yansıttıkları bu samimilik hemen hemen filmin tüm karelerinde hissediliyor.

Ayrıca şunu da belirtmeden edemeyeceğim Leeds United‘ın ne kadar pislik, şaibeci ve ahlaksız bir takım olduğunu yeniden anlıyoruz bu filmle. Zaten azımsanamayacak kadar büyük olan Leeds nefretim bu filmle daha da büyüdü.

Film henüz ülkemizde gösterime girmedi ve açıklanan gösterim tarihlerinde de Türkiye bulunmuyor. İngiltere yapımı birçok filmde olduğu gibi bu filmi de ülkemizdeki tek izleme şansımız DVD ler ve  internet ortamı.

Fakat eğer futboldan hoşlanıyorsanız mutlaka bu filme erişin ve izleyin, kesinlikle pişman olmayacaksınız.

Güçlü Ordu Güçlü Türkiye

Posted on August 30th, 2009 with 0 Comments

30 Ağustos Zafer bayramınızı kutlarım.

”30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü” dolayısınca Genel Kurmay Başkanlığı tarafından hazırlatılan filmle bu en önemli bayramımızı önemli isimlerimiz de kutlayarak milli birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde güzel bir mesaj verdiler. Tekrar tüm ulusumuzun bayramı kutlu olsun.



Ne mutlu Türk’üm diyene.

Zaman

Posted on August 26th, 2009 with 0 Comments

zamanZaman, sudan kaygandır. Avucunun içinden kayıp gider avucunun içinde olduğunu bile farkedemeden.

Bir gün bir bakarsın bekar odanda hayattan bıkmış don atlet oturmaktasın, içinden hiçbir şey yapmak gelmemekte üzerine güneş ışı değse milyonlarca küfürle kovuyorsun üzerinden yalnızlığınla başbaşa ondan bile nefret ediyorsun. Her şeyin ilacı dedikleri zaman getirmiş seni bu hale. Gözünü öyle bir kapamışsın ki tüm dünyaya, açtığında dünya yok olup gitmiş senin merkezinden.

Hiç bir şeyi özlemez olmuşsun, anlamını yitirmeyen hiçbir şey kalmamış. Son sürat ciğerlerini tüketip çürüttüğün ruhunun yanına yollamak istemeye başlamışsın bedenini. Şans denilen illet senden çok uzaklara göçüvermiş, kabullenmişsin kaybedişini. Nefes alıp vermek yorucu bir uğraşa dönüşüvermiş. Ne seviştin kadınlar, ne damağında kalan tatlar ne de uğruna ruhunu kaybettiğin tutkular kalmış yanında. Milyonlarca insanın huzur sandığı ve ölesiye arzuladığı o vazgeçmişliğin doruğuna ulaşmışsın yani o büyük huzursuzluğa. Omzunda milyarlarca insanın sorumluluğu,başındaki bitmek bilmeyen ağrıyla gün bile sayamaz olmuşsun o bembeyaz sona.

Artık sen ileriye bakamıyorsun arkadaş! Sönüvermiş gözünün feri. En derin karanlıklara yollamışsın benliğini, hani nerde o tutunduğun dallar? Kökten kurumuş senin hayat ağacın. Dokunma sakın kendine koparsın, üfleme ciğerlerine çektiğin hüznü düşersin.

Bu senin için sonun başlangıcı değil, çoktan geçtin o evreleri sen. Belki de sonun sonudur, ya da öyle umut ediyorum. Yeni bir başlangıç yakında olmalı, şuralara bir yere koydum umutlarımı. Hani neredeler? Elbet bir ruh temizliğinde çarpacak gözüme, belki eski bir şiirin arkasına düştüler, belki çok yalnız bir hikayenin altındalar.

Ey zaman denen illet! Tutun bana yeniden,özlüyorum senin o huzur veren huzursuzluğunu. Ne yarin mavi gözleri, ne sımsıcak teni, sen gel ey Zaman yeniden bul beni.

Bir Aşktan Gitmek

Posted on August 19th, 2009 with 1 Comment

yalnızlıkBazen gitmen gerekir, hiçbir şey söylemeden. Bir nedenin, bir açıklaman yoktur çünkü. Sığınabilecek hiçbir limanın kalmamıştır o aşkta. Hayatın süreksizliği gelir aklına ve hiçbir şeyin sonsuza dek yanında kalmayışı, sen bir gün önceki sen değilsindir artık. O aşk dolu, tutkulu adam gitmiş gözlerindeki ışıltı sönmüştür. Kalbinin acısı anlam veremediğin, isim koyamadığın bir vazgeçmişliğe dönüşmüştür. O kadar vazgeçmişsindir ki o büyük aşkın o kutsal acısını bile hissedemezsin.

Diğerlerinden farklıdır her zaman, başka ayrılıklar gibi bir dostunun omzunda ağlamazsın. Neden diye soranlara bir cevap veremezsin. Boğazında düğümlenir onun aşkı gözlerini kapayıp gülümsersin. Hiç olmamış gibi yaparsın, oysa her saniye gözlerinin önündedir hayali. Onu düşünüp içtiğin içkilerde off diyip adını anamazsın. Boşver dersin.

Uzaklarda bir yerde onun da seni düşündüğünü bilmen biraz daha acıtır canını, oysa nasıl da içini ısıtırdı bu düşünce eskiden. Huzursuz olursun huzurun anlamını unutmuş olsan bile. Neden, diye sorarsın kendine. Bir cevap veremezsin, ama bilirsin böylesi ikiniz için de daha iyidir.

Son bir nefes çekip parmaklarının ucunu yakan sigarandan uzak hayallere dalarsın onunla ilgili, onu hiç tanımamış, hiç sevmemiş gibi mavi gözlerinde mutluluğu görmemiş gibi,sanki öyle biri hiç yaşamamış gibi.

Gitmen gerekir, ceketini bırakıp masanda hüznünü takar omzuna dimdik yürüyerek gidersin yalnızlığına,sanki bu aşka hiç uğramamış gibi…

Videos, Slideshows and Podcasts by Cincopa Wordpress Plugin