Aşık Olmak veya Olmamak
Posted on October 26th, 2009 with 0 Comments
Hayat, her sahnesinde binlerce yalanın rol aldığı bir film gibi. Her günün sonunda oturup etraflıca bu yalanları düşünüyorum. Acaba hayat diye izlediğimiz film bu yalan sahneler olmasaydı nasıl olurdu? İzleyicisi olmazdı şüphesiz çünkü izleyici seviyor yalanları.
Aşk, gözümüzü karartan tutkulardan mı ibaret sadece? Yoksa benim yorgun gözlerim artık yanlış mı görüyor olayları? O sevda sözleri doğru mu? Ferhat neden deldi o dağları, ne göstermek istiyordu Şirin’e? Yoksa bu sadece zamansal bir yanılsama mı? Biz, hepimiz yani şuan nefes alan tüm canlılar delicesine bir körlük içerisinde mi boğuluyoruz? Gün gelecek çağ kapanacak ve her şey yeniden masumlaşıp güzelleşecek mi? Tarih kitaplarında nasıl anılacak yaşadığımız çağ. Fırsatlar ve yalanlar çağı olarak mı? Her fırsat bir yalan doğurmalı mı?
Tam mutlu olacağım derken neden geliyor bu sorular aklıma? Yoksa biz aşkı terketmeden aşk mı bizi terketti asırlar önce? Heyhat! Bu mutluluk dediğimiz gerçekten hissettiğimiz mi?
Kim cevaplayacak şimdi bu soruları? Adımız bir gün gökkubede aşkla anılacak mı?
Ekim ayı geldi tiyatrolar perdelerini açmaya paşladı, biz de sezonu 2019 u izleyerek açtık. Tiyatroya duyduğum özlemin yanında Ferhan Şensoy’u sahnede görmeyi de ayrı bir özlemişim. Bu yüzden benim için harikulade bir akşam oldu. Usta sahneye çıktı ve “Yıl 2019 ben hiç yaşlanmamışım” repliğiyle oyunu açtı. Elbette usta, demek geçti sadece içimden. Ve Ferhan Şensoy’un tüm oyunlarında olduğu gibi ağlanacak halimize gülmeye hazırladım kendimi.