Archive for February, 2010

Victor Frankl Der ki;

Posted on February 23rd, 2010 with 0 Comments

“Mutluluk gibi, başarı da kovalanmaz. O bir sonuç olmalıdır. Üstelik bu yalnızca birinin kendini büyük bir amaca adamasının planlanmamış yan etkisi olarak ortaya çıkar.”

Victor Frankl

Çık Şu Sanal Dünyadan

Posted on February 23rd, 2010 with 2 Comments

Soğuk ve izbe bir dünya internet. En ıssız sokakta bile olmayacak kadar tehlike var burada. Hareket yok, duygu yok, aşk yok.
Size sonsuzluğu vaadeden sonsuz bir karmaşa burası. Şehir çöplüklerinde ne kadar işinize yarayacak şey bulabilirseniz burada da o kadar bulabilirsiniz ancak. Ayağa kalkın, sokağa çıkın, hareket edin!

Sadece vücudunuzu değil, beyninizi de hareketsizleştirmek için kuruldu bu sistem.

Aradığınız şey hayatın ta kendisinden. Burada yalanlara avutmayın kendinizi. Dokunamadığınız, koklayamadığınız, tutamadığınız hiç bir şey sizin olamaz. Buranın size kafa karışıklığından ve hayal kırıklıklarından başka sunabileceği bir şey yok!

Sisteme kendinizi kullandırtmayın, siz sistemi kullanın.

İşinizi halledin ve kaçarcasına uzaklaşın buradan. Size sunabileceklerinden fazlasını aramayın.  Ve ne olursa olsun buraya inanmayın.

Zaman parayla satın alamayacağınız yegane şeydir. Aşkı bile satın alabilirsiniz yeri geldiğinde, inanın bana. Burada kaybettikleriniz ömrünüz boyunca pişmanlık duyacağınız anılardan başka bir şey olmayacak! Hiç kimse size bir saniye bile ayıramayacak.

Kaçın buradan sokaklara çıkın, orada sokun başınızı belaya gerekirse. Yıpratmayın daha fazla ruhunuzu ve kendinizi. Bir monitörün başında saçma sapan görüntülerin esiri olmayın.

Kaçın buradan kaçın, kurtarın kendinizi. Popunuz büyürken düşünme yetiniz küçülmesin.

Mutluluğu veya her neyse aradığınız gerçekten arayın!

Mark Twain Der ki;

Posted on February 22nd, 2010 with 0 Comments

“Açlıktan ölmek üzere olan bir köpeği alır da bakar, diriltirseniz, sizi ısırmaz. Köpek ile insan arasındaki temel ayrım budur.”

Mark Twain

“Once”

Posted on February 21st, 2010 with 2 Comments

İçinde bolca “güzel” müziğin bulunduğu 2006 İrlanda yapımı çok sıcak ve duygusal bir drama filmi olan “Once” ı geç olsa da keşfettim. Başrollerinde Glen Hansard ve Marketa Irglova’nın bulunduğu John Carney’in ise yönetmenlik koltuğuna oturduğu film hiç bitmemesi istenen bir 85 dakika sunuyor bizlere.

Dublin’in Grafton  sokağındaki genç ve yetenekli bir sokak şarkıcısının Çek Cumhuriyetinden İrlanda’ya göç eden sokakta çiçek satan bir kadının hayatına girmesiyle değişen yaşamını konu alan film başta 2008 En iyi orjinal film müziği Oscarı olmak üzere bir çok ödülle onurlandırılmış.

Filmin aldığı ödülleri bir kenara bırakırsak seyirciye verdiği haz ve izlendikten sonra bıraktığı tat gerçekten kayda değer. Basit gibi görünen bir hikayeyi kullanılabilecek en sıcak anlatım şekliyle ömür boyu unutulmayacak bir baş yapıt haline getirmiş Carney.

150 bin dolar gibi ufak bir bütçeyle çekilen filmin yapımcısına 20 milyon dolardan fazla bir para kazandırması bir sinemacı olarak gereksiz efektlerden ve seyircinin gözünü boyamadan daha değerli şeylerin hala iş yapabildiğini göstermesi açısından sevindirici.

Filmin abartısız oyunculuklarıyla ve sade anlatımıyla birlikte öne çıkan en büyük özelliğisiyle soundtrackleri elbette. Filme kattığı anlam dışında her parça ayrı ayrı dinlenmeye değer.

Romantik komedileri sevmeyen biri bile olsanız bu filme mutlaka vakit ayırmalı ve bu filmi görmelisiniz. Bu filmi izledikten sonra kim bilir siz de benim gibi her gece bu şarkıları dinlemek isteyebilirsiniz.

Shelley Der ki;

Posted on February 21st, 2010 with 0 Comments

“İçinizde olmayan şiiri başka yerde bulamazsınız.”

Shelley

O Sokak

Posted on February 21st, 2010 with 1 Comment

Uzağındayım.
Çok uzağında… Ne bağırsam duyarsın ne de ölsem. Ne ellerimi uzatsam dokunabilirim sana ne de ağlasam gözyaşlarımı silebilirsin. Oysa bağırsan duyarım ağlasan yine ben silerim gözyaşlarını. Ben senin uzağındayım sense benim içimdesin.

Adımı unuttun mu? Neye benzediğimi? Gözlerimin ne renk olduğunu, ellerimin sıcaklığını, seni görünce titrememi? Peki, seni nasıl sevdiğimi unuttun mu?

Karşılaşsak tanır mısın beni yine? Hani çok uzak bir şehirde karşılaşmıştk birkez. O günkü gibi sarılır mısın bana? Ben hala o şehirdeyim, her gün o sokakta bana sarılışını anıyorum. Sıcaklığını ve o harikulade gülüşünü unutmuyorum. Unutmam da.

Sevgilin var mı? Güzel mi? İyi mi? Seviyor mu seni benim kadar? Seviyorsa iyi mutlu ol. Beni sorarsan senden sonra herkesten vazgeçtim o sokakta. O sokak benim mabedim, kıblem. O sokak bu şehirdeki tek mutluluğum.

Sen hayal ettin, ben yaptım. Ben hayal ettim, sonra yine, yine yine… Ben hep hayal ettim. Eksik ve uzak kaldım kendimden. Şimdi doğduğum yerler mi daha uzak, sen mi daha uzaksın yok ben mi daha uzağım bana?

Videos, Slideshows and Podcasts by Cincopa Wordpress Plugin