Archive for the 'Kitap' Category

Okuma Listem: Nisan Ayı

by Çağrı - April 22nd, 2009

Genelde kitaplarımı aylık olarak alırım, farklı tarzlardan birçok  kitap olunca masamın üstünde okurken daha rahat oluyorum. Örneğin bir roman okurken çok yorulduğumu hissedersem açıyorum bikaç deneme yazısı okuyorum, sonra yeniden romana dönüyorum. Herhangi türde bir eser okurken pes edeceğinizi düşündüğünüz de farklı bir kitabın birkaç sayfası bir anda yeniliyebiliyor okuma hevesinizi.

Günlüğümün başlığında koskocaman kişisel yazıyor, fakat ben bu kişiselliği hiç yazıya dökmüyorum. Bundan sonra günlük görevini de yerine getirmesi için biraz daha rahatlamak için, ileriden bakıp geçmişi daha rahat sorgulamak ve tartmak için bu tip yazıların gerekli olduğunu düşünmeye başladım. Neyse sözü fazla uzatmadan, Nisan ayı okuma listemi açıklıyayım :) Bakalım bu ay hangi kitaplar kitaplığımın yeni sakinleri olmuş;

Continue reading →

Robert McKEE “Story”

by Çağrı - April 15th, 2009

robertmckeestory Sinemaya birazcık da olsa ilgi duyan insanlardan sinema okuduğumu öğrendiklerinde en çok aldığım soru; Senaryo nasıl yazılır? oluyor. Herkesin çok güvendiği ve anlatmak istediği hikayeler var elbette.  Büyülü perdede kendi hayallerini kendi kahramanlarını kim görmek istemez ki.

Senaryo yazımı ve senaryo teknikleri üzerine çok sayıda kitap var, bu kitapların bir çoğunu okudum. Bir çoğunun da yazarını bizzat tanıdım. Fakat bugüne kadar senaryo yazımı üzerine yazılmış en güzel kitap hiç kuşkusuz Robert McKEE ‘nin  “Story” adlı kitabıdır.

Bu kitabın neden bu kadar değerli olduğunu anlamak için önce Robert McKEE‘yi biraz tanımak gerekiyor. Robert McKEE dünya çapında en çok tanınan, saygı gösterilen senaryo hocasıdır. İzlediğimiz Hollywood filmlerinin bir çoğu Robert McKEE’nin öğrencileri tarafından onun öğrettiği bilgiler dahilinde yazılmıştır.  Robert McKee’nin öğrencileri ondan aldığı derslerle bugüne kadar 27 Oscar ve 140 dan fazla Emmy ödülü kazanmış. Öğrencilerinin yaptığı filmlerden bazılarını söylemek gerekirse; “Akıl Oyunları” , “Yüzüklerin Efendisi”, ” Karayip Korsanları”, “You’ve Got Mail” yine onun öğrencilerinin yazdığı bazı diziler “E.R” , “Friends”, “Seinfeld” sanırım bu örnekler Robert McKee ‘nin neden bu kadar kabul görüyor olmasının anlaşılmasına yeterli.

Bu hocaların hocasının kitabı 4 ana bölümden oluşuyor; “Yazar ve Öykü Sanatı” , “Öykünün Öğeleri”, “Öykü Tasarımının İlkeleri”, “Yazar İş Başında”.  Öykünün ne olduğunu açıklamaktan başlayıp tüm inceliklerini ve sırlarını vermeye dek uzanan, senaryoya ilgisi ne düzeyde olursa olsun kesinlike faydalı olacak bir kitap “Story”. Üstelik McKee bu bütün sırları herkesin anlayabileceği, sıkılmadan okuyabileceği eğlenceli ve basit bir dille veriyor. Aslında sadece senaryoyla ilgilenenlerindeğil, herhangi bir şekilde birşeyler yazmaya, anlatmaya çalışan herkesin kendisine dersler çıkarabileceği bir kitap.

Ülkemizde Türkçe olarak Plato yayınlarından çıkan bu kitabı sinemayla ilgilenen herkesin mutlaka edinmesi gerektiğini düşünüyorum.

Kitaptan

“Öykünün orkestrasındaki tüm enstümanları çalamazsanız, hayal ettiğiniz müzik ne olursa olsun, aynı eski tonda uğultu yapmaya mahkum olursunuz”

Sinema Seyircisinin El Kitabı

by Çağrı - July 24th, 2008

Bugün oldukça ilginç, belki de konusunun tek örneği olan bir kitabı tanıtmaya çalışacağım;Ado Kyrou’nun yazdığı “Sinema Seyircisinin El Kitabı”.

Sinema üzerine ve film çözümlemeleri üzerine belki milyon tane kitap yazılmıştır, fakat bu kitap sinema seyircisi olabilme kültürünü anlatıyor. Kitabın ilk baskısı 1957 yılında yapılmış. Tabii o günden bu yana sinema kültürü üzerinde büyük değişiklikler oldu. O zamanlarda sinema, bir sanat dalı olarak daha fazla değer görüyor ve toplumun bütün kesimleri tarafından takip edilebiliyordu. Sinemaya gitmek bugünkü gibi yalnızca “eğlence” amacından çok sanatsal etkinlik amacı taşıyordu.

Bu kitapta da tamda bu noktada, iyi bir sinema seyircisinin nasıl davranması gerektiğini oldukça eğlenceli bir dille ve çeşitli çizimlerle anlatıyor. Kısaca bir sinema adab-ı muaşeret kitabı da diyebiliriz. Gösterimden önce ve sonra yapılması gerekenler, yanınızda bulundurmanız gerekenler, yer göstericiye bahşiş verip vermemeniz gerekip gerekmeyeceği dahası koltuğa nasıl oturulacağı bile anlatılmış kitapta. Tabii ki bu konulara oldukça mizahi bir dille değinilmiş.

Bunun yanında gitmeniz gereken filmi nasıl seçmeniz gerekir, bir filmi izlerken sıkıldığınızda neler yapabileceğiniz , kız arkadaşınız hangi filme, dostlarınızla hangi filme gitmenin daha eğlenceli olacağı,ruh halinize göre hangi tür filme gitmenizin gerektiği gibi oldukça ilginç başlıklar da bulunuyor.

Sinema seyircisi olmanın ciddiyetini, sinemadan nasıl en fazla zevk alınılabileceğini, sinemadan nasıl çıkarımlar elde edilebileceğini,nasıl normal bir sinema seyircisinden bir adım daha öte bir seyirci olunabileceğini görmek ve düşünmek için harika bir fırsat bu kitabı okumak.

Terapistim Diyor Ki

by Çağrı - May 24th, 2008

Gece gece bu kitap nerden aklıma geldi bilmiyorum. Hal Sirowitz’in “Terapistim Diyor Ki” isimli şiirimsi kitabını belki yüzünce kez aldım elime ve her zamanki gibi rastgele bir sayfa açtım. Ve bu kitabın her sayfasında tekrarladım klasik tepkiyi verdim; “Hakkaten Lan…” Hayatımda hiç terapiste gitmedim, sanırım hayatımın her döneminde ihtiyacım oldu fakat “normal” bir insan olmaktan korktum hep. Anormal olmaktan her zaman mutluluk duydum. Dertleşecek bir kitaba ihtiyacanız duyduğunuz zaman kesinlikle öneririm.

Kitaptan;

güzel

Şu anda, dedi terapistim, yüzde elli şansın var
yatmak için onunla. Ancak
Görüşmeyi sürdürdükçe bu yüzde ufalacak
çünkü o, öyle alışacak ki
seninle yatmamaya,
sen yeniden konuyu açtığında
şaşırıp yadırgayacak.
Bu yüzden iyi olur bir an önce davransan
onunla yatmaya niyetin varsa.
Yok, arkadaş kalmaya niyetliysen yalnızca,
acelen yok çünkü yüzde şimdiden senden yana.

syf.127 Hal Sirowitz “Terapistim Diyor Ki”

*Fotoğraf: “Amerikan Güzeli” filminden bir kare.

Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.