Archive for the ‘Televizyon’ Category

Sen Neysen Televizyonun da O

Posted on September 21st, 2010 with 1 Comment

Eflatun’a göre bir mağaranın içinde yüzü duvara dönük olarak zincirlenmiş kişiler bir süre sonra gölgeleri gerçek olarak algılamaya başlar. Toplumumuz üzerindeki asimilasyon çalışmaları tüm hızıyla süredursun Türk televizyonları gittikçe renklenmeye devam ediyor. Ulusal kanallardan birine giden ve alt metninde toplumumuzun çok önemli bir sorununa parmak basan bir dizi senaryosu teklifinin “yeterince sapkın olmadığı” cevabıyla reddedildiğini bildikten sonra bugün izlediklerimizi yalnızca rating uğruna olduğuna inanmak safdillik yapmanın ötesine geçemez.

İnsan ne yerse odur mantığıyla toplumumuzun kültür dnalarıyla oynamak , planlı bir şekilde sapkınlığın dozunu arttırarak halkımıza empoze etmeye çalışmak yalnızca rant uğruna olamayacak kadar kirli ve pis bir iş. Bunu yalnızca züppelikle açıklamak eksik kalacağı gibi ait olduğu topluma en büyük ihanetlerinden biri olarak nitelendirmekte bir sakınca görmüyorum.

Renkli kutuda izlediklerimizle (plazma ve lcdlerle beraber artık renkli cam diyebiliriz) bize verilen mesaj çok açık;  ”Aksini ispat etmeye çalışma  sen busun Türkiye!” Bütün bu dayatmalara rağmen öyle olmadığımızı savunmaya ihtiyaç dahi duymuyorum, fakat bu oyuna yenik düşmeye başladığımız gün gibi aşikar.

Eğitim seviyesi düşük ve ne yazık ki kolay inanan insanlarımızın bu akan görüntülere ( film olarak nitelendirmek ayıp olur) ilgi duyması ve rağbet göstermesi ilk bakışta ana düşünce olan “sen busun” a uygun gözükse de mevzu bahis görüntülerin yayınlandığı saatlerde alternatiflerin azaltılması, gündemin tamamen mevzu bahis görüntülere odaklanması ve son derece iyi pazarlama teknikleriyle gümüş tepside sunulmasından ibaret.

Türk izleyicisinin bu gölge oyunlarının farkına varacağı günler uzakta olmamalı, o gün geldiğinde hangi yüzle karşımıza çıkacaklar merakla beklemekteyim.

Matematiğin Aydınlık Dünyası

Posted on April 3rd, 2010 with 4 Comments

Matematikten nefret ederim ama öyle böyle değil, en ufak bir işlem bile bana zul gelir ve beni çileden çıkarır. Hatta orta okuldan bu yana da başarılı olduğum yani 5′lik sisteme göre 2 alabildiğim bir sınav dahi yoktur. Eğitimime sözel branşlarda devam etmemin bir sebebi de budur.

Matematikle ilgili bu büyük aşkıma değindikten sonra meseleye girebilirim. Türk televizyonlarından umudunu çoktan kesmiş bir Türk televizyoncusu olarak yine umutsuzca kanalları dolaşırken Kanal D’de son derece ilginç ve değişik bir programa rastladım. Tabii prime time da yayınlanan bu programın zorunlu olarak yayınlanan bir ceza programı olduğunu anlamam çok sürmedi. Nerde bizim televizyon yöneticilerinde böyle programları gönüllü yayınlayacak sorumluluk duygusu ve kalite zevki.

Meğer benim matematiğe olan nefretim kötü eğitimcilerin ve son derece kötü tasarlanmış eğitim sistemimizin yan etkilerinden sadece biriymiş. Matematik hayatla ilişkilendirilince ne kadar da zevkli, ilginç ve sıradışıymış. Continue Reading →

Benim Cici Televizyonum

Posted on May 14th, 2008 with 1 Comment

televizyonBenim evimde televizyon asla kapanmaz. Ben uyurken bile mutlaka açıktır. Televizyon izlemenin çok da boş bir etkinlik olarak sayılabileceğine inanmıyorum ben, özellikle de Türkiye gibi televizyonların çok renkli olduğu bir ülkede. Türkiye’deki hemen hemen her evdeki gibi benim de kumandamın 1 numarasında TRT 1 , 2 numarasında TRT 2 kayıtlı. Açıkçası TRT 1 i Stadyum programı hariç izlediğim söylenemez.  TRT 2′de ise Salı günleri saat 20:00′da başlayan “Okudukça” programını takip etmeye çalışıyorum. Edebiyatla ilgilenen herkesin takip etmesi gereken bir program. Gazetelerin kitap ekleri tadında, samimi ve içten.

Bir başka takip ettiğim program ise “Yaşamdan Dakikalar” Tv 8 den ilk kanalı olan ATV’ye dönüş yapan programın Hıncal Uluç,  Atilla Dorsay,  Sunay Akın ve Nebil Özgentürk gibi güçlü bir kadrosu var her hafta o hafta yaşanan kültür sanat etkinliklerini evimize kadar getiriyorlar. Pazar günü saat 11:00 ‘da magazin programlarının arasında güneş gibi doğuyor bence.

Cuma gecelerimse yıllardır “Beyaz Show” undur. Her ne kadar Beyazıt Öztürk o eski tadı vermese de alternatifsizlikten izlemeye devam ediyorum. Eskiden farklı bir tadı vardı sanki.

İzlediğim tek dizi ise “Kavak Yelleri” perşembe akşamları saat 20:00′da Kanal D’de yayınlanıyor. Bir yaz dizisi olarak başlayıp hakkettiği başarıya ulaşınca kış sezonunda da devam eden dizinin sanki sonu yaklaşıyor gibi. Çok eğlenceli ege tadında bir dizi, şiddetle tavsiye ederim.

Haberleri ise Star Tv’de “Uğur Dündar” dan alıyorum. Türkiye’de hiçkimse bundan önce bu kadar kaliteli bir haber kuşağı yaşamamıştı ve bundan sonra da yaşayamaz. Eğer bir anchorman olmak isteseydim kesinlikle idolüm Uğur Dündar olurdu.

Pazar günleri saat 20:00 olunca Cnbc-e ‘yi açmış olurum. Mutlaka izlemeye değer bir film seçmişlerdir benim için.

Bir de göz attığım ve o bölümü beğenirsem izlemeye devam ettiğim programlar var ki değinmeden edemeyeceğim Sunay Akın’ın sunduğu “Hayat Deyince” Pazartesi günleri 20:40′da , Zuhal Olcay’ın sunduğu “Mevzuhal” Perşembe günleri saat 22:00′da, Halit Kıvanç ustanın NTV’deki “Benim Yolum” Pazar günleri saat 12:00 ‘da izleyecek birşeyler aradığınızda bakmanızı tavsiye ederim.

Bu saater haricindeyse gün boyu e2 açık kalıyor televizyonumda çünkü her an izlenilebilecek birşeyler bulunabiliyor.

*Fotoğraf:http://0verdoze-of-dreams.deviantart.com/art/Striped-TV-2-39907975

Videos, Slideshows and Podcasts by Cincopa Wordpress Plugin