Hayal kurmayı bilmeyen küçük kız

Bu şarkılarda eksik bir şeyler var. Kimi giden sevgilinin götürdüklerinden bahsediyor kimi ayrılık acısından.

Hangi şarkıyı mırıldanıyordum hatırlamıyorum ama seni düşünüyordum. Şaşılacak şey, her aşk birbirine bu kadar benzerken ikimizin yaşadıklarını anlatan kelimeler henüz dökülmemişti kağıda. Aşka dair  her şey henüz söylenmemiş demek ki ya da bizimkisi aşktan da beterdi.

Bana hayal kurmayı bilmediğini söylemiştin. Çok sonradan fark ettim ki beni sana bağlayan söz oldu bu. Sana hayal kurmayı öğretmeye adamıştım kendimi. Seninle düşlere yolculuk yapacaktım. Hem de el ele…

Sana kendi dünyamı açtığımda her gördüğüne şaşırıyordun. Senin için yeni olan bu düş yolculuğu benim için ise halının altına sakladığım düş kırıklıklarıyla doluydu. Sana muhteşem bir yapıt gibi gösterdiğim birçok şey aslında kaybettiklerimin anıt mezarlarıydı.

Bu yolculuk beni her ne kadar yıpratsa v eksiltse de sen benim o güne kadar gördüğüm en güzel yol arkadaşıydın ve hakkını teslim etmek gerek bana iyi dayandın.

Sen benliğini özgür bırakıp haya kurmayı öğrenirken karşımıza sürekli kilitli kapıların çıkıyoru. Daha önce zorlamaya dahi korktuğun bu kapıları ben kırıyordum ve sen her seferinde benden daha çok nefret ediyordun.

Uzun yolculuğumuzun sonuna geldiğimizde sen artık hayal kurmayı bilen bir kadın olmuştun. Beni seviyor ve benden bir o kadar da nefret ediyordun.

Benim için gitme  vakti gelmişti ve gittim. Sana hayal kurmayı öğrettikten sonra hayal kırıklığını da öğrettim.

Ahmet Çağrı Özsema

Bir Cevap Yazın