He Was A Quiet Man

“Gün gelir sürüyü kurtarmak için hasta ve zayıfları kurban etmek gerekir”

hewasaquietmanÇok ilginç bir film izledim, ki bu benim için başlı başına bir övgü cümlesidir. “He Was A Quiet Man” (“Sessiz bir adamdı” ülkemizde “Sıradan Bir Gündü gibi absürt bir isimle vizyona girmiştir) filmi izler izlemez birilerine anlatma ihtiyacı hissettiğiniz ender filmlerden. Aslında Amerikalılar “tutunamayanlar“ın hikayesini anlatmakta çok da iyi değillerdir, daha çok Avrupa sinemasına bırakırlar bu konuyu fakat kendisi bir Hollywood tutunamayanı olan yönetmen Frank A.Cappello bu duygunun hakkını tamamıyla vermiş.

Filmden alıntılar yapmamak, hikayesini anlatmamak için zor tutuyorum kendimi, ilk saniyesinden son saniyesine kadar gözümü kırpmadan hayretler içerisinde izledim filmi. Özellikle çok başarılı olan replikler 95 dakika boyunca gerçekten yönetmenin söylemek istediği bir şeyler olduğunun hissini veriyor.

Filmin oyuncularına gelince Christian Slater belki de hayatının performansını ortaya koymuş. Altından kalkması oldukça zor olan Maconel karekterini belki de başkası yapsa yapmacık duracak kadar abartılı bir şekilde yansıtmasına rağmen seyirciyi hiç bir sahnede gerçekliğinden şüpheye düşürmüyor. Silik ve aslında sinir bozucu bir karakter olan Maconel, Slater’in oyunculuğuyla sempatik bir hava yakalıyor ve seyirciyi ister istemez kendine yakın hissettiriyor.

Önceki tecrübelerimden dolayı soğuk baktığım  Elisha Cuthbert ise filmde sıkça bahsedildiği gibi “Gülünce ışık saçıyor…” Ben bu kadar güzel gülümseyen birini daha görmedim. Cappello , Cuthbert’i o kadar güzel bir şekilde perdeye yansıtmış ki göründüğü her karede hayranlıkla izlemekten bazen filmden bile uzaklaştığım söylenebilir.  Filmdeki o muhteşem gülümsemesini sıkça hatırlayacağım aşikar.

Filmin son sahnesinde kan ter içerisindeydim,  filmin finali senaryoda basite kaçmış havası verse bile o kadar güzel çekilmiş ki dış dünyadan tamamıyla koparıp alıyor izleyeni.

Konuyu anlatmadan yazımı bitirmenin verdiği haklı gurula söyleyebileceğim tek cümle şu; henüz izlemediyseniz mutlaka izlemelisiniz, eğer izlediyseniz bir kez daha izlemenizde hiçbir sakınca yok.

Ahmet Çağrı Özsema

One comment

Bir Cevap Yazın