O Sokak

Uzağındayım.
Çok uzağında… Ne bağırsam duyarsın ne de ölsem. Ne ellerimi uzatsam dokunabilirim sana ne de ağlasam gözyaşlarımı silebilirsin. Oysa bağırsan duyarım ağlasan yine ben silerim gözyaşlarını. Ben senin uzağındayım sense benim içimdesin.

Adımı unuttun mu? Neye benzediğimi? Gözlerimin ne renk olduğunu, ellerimin sıcaklığını, seni görünce titrememi? Peki, seni nasıl sevdiğimi unuttun mu?

Karşılaşsak tanır mısın beni yine? Hani çok uzak bir şehirde karşılaşmıştk birkez. O günkü gibi sarılır mısın bana? Ben hala o şehirdeyim, her gün o sokakta bana sarılışını anıyorum. Sıcaklığını ve o harikulade gülüşünü unutmuyorum. Unutmam da.

Sevgilin var mı? Güzel mi? İyi mi? Seviyor mu seni benim kadar? Seviyorsa iyi mutlu ol. Beni sorarsan senden sonra herkesten vazgeçtim o sokakta. O sokak benim mabedim, kıblem. O sokak bu şehirdeki tek mutluluğum.

Sen hayal ettin, ben yaptım. Ben hayal ettim, sonra yine, yine yine… Ben hep hayal ettim. Eksik ve uzak kaldım kendimden. Şimdi doğduğum yerler mi daha uzak, sen mi daha uzaksın yok ben mi daha uzağım bana?

Ahmet Çağrı Özsema

One comment

Bir Cevap Yazın