Günlük

Ruhum

Hayat, süreksizliğin sürekli tekrarlanmasıdır. Her an biraz daha iyi anlıyorum ki hiçbir şey sonsuza dek sürmeyecek ve hiçbir şeyi sonsuza dek istemeyeceğim.

depresyonİlk gençliğim amansız bir hayalcilikle geçti, sadece duygularıma değer verdim ve usu bir kenara bıraktım. Aşklarımı, dostluklarımı, kavgalarımı bu dünyada gerçek olamayacak kadar büyülü yaşadım. Fakat dünyanın gerçeklerini tak tak yüzüme vurması gecikmedi. Emek harcadığım, değer verdiğim herkesin ağır ve büyük ihanetlerini yaşadım. Hiç kimse şaşırtmadı beni, bir kişi bile verdiğim değere kurduğum hayallere layık olamadı.Pes etmedim. Her mağlubiyette yeni hedefler belirledim kendime, yeni aşklar, yeni dostlar fakat sonuç hiç değişmedi.

Sonuç değişmeyince ben değiştim. Duyguları bir kenara atıp sadece hazzı aramaya başladım. Bu dünyada bana haz veren her şeyi seviyor ve istiyordum. Kadınlar, kumar, içki, para… Gün geçtikçe tükendim hazzın gün geçtikçe içimi çürüttüğünü, ruhumu kararttığını anlayamadım. Ruhum acıyı seviyordu, dünyalık şeyler onu öldürüyordu.

Acıyı seven ruhumu, en derin en karanlıklara attım. Sonsuz ızdıraplar içerisinde boğdum onu ve filizlenmesini bekledim. Ruhum öyle ağır yaralıydı ki hiçbir tedaviye yanıt vermiyordu.

Ben de kestim umudu ruhumdan. Ölüme terkettim onu.

Yıllardır ölüme terkettiğim ruhum sanki yeniden kıpırdıyor. Onu yeniden yormak istemiyorum. Büyük günahlarla, büyük yanlışlarla ona yeniden zarar vermemeliyim. Büyük ihtimalle bu son şansı ruhumun iyi kullanmalıyım.

5 thoughts on “Ruhum

  1. Kaybettiği ve kazandıkları var mı bu Ruh’un? Peki ya yalnızlık! Kaybettiği de kazandığı da bu ise ;Koca bir yalnızlık!
    Aslında Ruh dinlenmemiş, dinlememiş ,koşmuş koşmuş Ruh ‘un sürekliliği koşmak, ebedi yalnızlığına koşmakmış.
    En yüce acısı Ruh’un yalnız olması…

Bir Cevap Yazın