Günlük

Susma Vakti

“Sırada ne var?”

Aklımıza takılan tek soru bu.  Beğendim, güzel sonra?
Sıradaki.
Next.

Durup tadını çıkarmak, üzerine düşünmek, farklı tatlar alabilmek. Artık yok.

Tüketeceksin!

Ne varsa elinde, aşkını, hayatını, ruhunu…
Sırada seni bekleyen bir şeyler mutlaka olacak.
Sistem budur!
Hem bu deveyi güdeceksin, hem bu diyardan gideceksin.
Son kullanma tarihin gelene kadar…

Seçebilirsin benim gibi vazgeçmeyi. Ama unutma vazgeçmek asla bir seçenek değildir, kendi uydurduğun sahte bir kaçış planıdır olsa olsa. Kaçabilirsin benim gibi karanlıktan korkmuyorsan eğer kendinden korktuğun kadar.

“Hızlı, daha hızlı, biraz daha hızlı…”

Şipşak yaşamlara mahkumsun sen de. Ne yapalım devir böyle. Ye ve kalk, iç ve at, yıka ve çık, yat ve bırak. Kulağına çalınan melodiler bile aceleci bir ruh vadedecek sana.  Aynı filmi bir daha izlemene, aynı kitabı bir daha okumana, aynı şarkıyı tekrar söylemene izin yok.

Hayal kurabilirsin! İçinde para, yalan ve göz boyama olduktan sonra. Herkes destekler bunu.  Herkes ayıplar seni izbe bir kumsalda sevgiliyle el ele çıplak ayak dolaşarak ayak izlerinizi izlemekse ömür boyu niyetin.

Daha pahalısı, daha şaşaalısı, daha dahası dururken yetinmene şaşırırlar.

Anlamsızca konuşman hiç kimsenin dikkatini çekmez fakat susarsan herkes rahatsız olur. Sessizlik her zaman bir gerçeğe gebedir. Oysa gerçek bu düzenin en son istediği şeydir.

İstediklerini verirsen istemediklerini vermeye her zaman hazırlardır. Hem de fazlasıyla.

Yeter ki düşünme, her şeyi yapmak serbest.
Yeter ki susma, her şeyi söylemek serbest.

Ya da benim gibi kaç karanlıklara.

Bir Cevap Yazın