Günlük

Yoksun

Yoksun…

yalnizgeceUyuyorsun şimdi sen her şeyden habersiz, tertemiz. Aklının ucunda bile değilim. Yıllar geçmiş üstünden, insanlar geçmiş, rezil bir hayat geçmiş. Rüyanda ben yokum, kim bilir kim var. Beni gördüklerini kabusdan sayıyorsun artık. Nefret ediyorsun. Olsun.

Gecenin bir yarısı, seni ilk öpüşümün bilmem kaçıncı saniyesini kutluyorum. O sımsıcak acemi dudaklarının ilk defa kurumuş dudaklarıma deyişini… Bembeyaz incecik elinin titreyerek saçlarımda dolanışını, birbirimizin geçmişlerini tamamen silişimizi kutluyorum.

Buruk bir kutlama bu, dostlar yok, hiç olmadılar. Ben varım, bir elimde bir kadeh şarap, sen varsın hemen karşımda, yoksun, varsın! Sana son yazdığım şiiri fısıldıyorum sessizce, duyuyorsun, duymuyorsun, duyuyorsun! Kestane gözlerinin taa içine bakıyorum, eskisi gibi, kayboluyorum derinliğinde güzelliğinin farkındasın, değilsin, farkındasın! Sana sarılıyorum sımsıkı, hiç ayrılmamışcasına, son sefer ki gibi… Sanki hiç kopmamış ellerimiz birbirinden, sanki elveda dememişiz birbirimize hiçbir zaman. Sanki çocuklarımız olmuş, sanki aynı yatağı paylaşmışız ayrı geçen yıllarda bile, eskisi gibi…

Ama yoksun? Var mısın?

Varsın!

Yoksun!

Nasıl da yalnızım yatağımda, nasıl da çaresizim,  gün doğmadan uyuyamıyorum.  Uyandığımda sol yanımın boş olacağını görmekten korkuyorum, cânım ayakların ayaklarıma değmeyecek diye korkuyorum.

Dudaklarını özlüyorum, hiç kimseyi tutkuyla öpemedim senin kadar,

Teninin kokusu uyutmuyor beni, nasıl özlemişim ama nasıl…

Ve aklıma geldiğin her saniye gibi ölüyorum, yaşıyorum, ölüyorum!

Bir Cevap Yazın