Genel

Takibe Takip Teorisi

Artık rakamlarla her şeyin ederinin belirlenebildiği bir çağdayız. Sevgilerimiz, dostluklarımız bile bilinçaltımızdaki puanlama sistemiyle bir sıralamaya giriyor. Beni 10 üzerinden kaç seviyorsun sevgilim?

Elle tutulup gözle görebildiğimiz, nakde dönüştürebildiğimiz faydalar sağladıklarında o kişiyle olan ilişkimiz bir basamak yukarı çıkıyor.

Bunu ilk anladığımda ilkokul yıllarındaydım. O zaman 5 yıllık olan ilköğretim sisteminin son senesinde bir arkadaşımı ziyarete gitmiş ve mahalle arkadaşlarından biriyle kavga etmiştim. Arkadaşım da benim tarafımı tutmuştu haliyle. Annesinin benim duymamdan dahi çekinmeyerek arkadaşıma şöyle söylediğini hatırlıyorum; “Okul bu sene bitiyor ama aynı evde oturmaya devam edeceğiz.” Yani annesinin hesaplamalarına göre çıkar ilişkisi bittiğinde sevgi de bitmeliydi. O gün o arkadaşımla dostluğuma son vermeye karar verdim şansa bakın ki aynı liseyi kazanıp 7 yıl daha beraber okuduk ama arkadaşlığımız asla eskisi gibi olmadı.

90’lı yıllarda yaşadığım bu olay 2000’li yıllara geldiğimizde kendisini daha açık hissettirmeye başladı. Dünyadaki tüm ilişkiler çıkarlar üzerine kuruluydu. Yardıma yardım, zevke zevk, kazanca kazanç… Bir nevi hayat Twitter’daki en basit hile üzerin kuruluydu; takibe takip.

Gerçekçi olmamız gerekirse günümüzde bir insanı etkilemek istiyorsanız ona vaatlerde bulunmanız, dahası ona onun da farkında olacağı şekilde bir yardımınızın dokunması gerekiyor. Çevrenizi kalabalıklarla doldurabilmenin en kolay yolu kendinizden ve kişiliğinizden ödünler vermekten, çoğunluğun peşinde gidip sürüye katılabilmekten geçiyor.

Ben rakamlara inanmam. 1’in 100’den büyük olduğu birçok an var hayatımda. Bir şeyin değeri ben ne kadar hissediyorsam o kadardır. Gerisi biraz da arz talep meselesi. E onu da artık istatistikçiler hesaplasın. Kusura bakmayın ben bu hayatta hile yapmayacağım arkadaş…

1 thought on “Takibe Takip Teorisi

Bir Cevap Yazın