Dayanamıyorum

Her sabah bir kadını öperek uyandırmak… İşte benim hayalim. Bu kadar basit ve bu kadar zor işte. Kaç erkeğin hayali benimle aynı bilemiyorum. Zaman içinde aslında ne kadar da imkânsız bir hayal olduğunu anlamaya başlıyorum.

Zaman bize güzelleştirmek için sunulmuş bir gökyüzü gibi. Sadece bir kadın aydınlatabilir zifiri karanlık odamı. Sadece bir kadın güzelleştirebilir bana sunulmuş gökyüzünü.

Sabahları koynumda bir kadınla uyanmayacağımı bildiğim geceler uyuyamıyorum. Ne kadar soğuk ve tatsız geliyor aşksız bir sabah, aşksız bir gece…

Son derece tutkuyla bağlı olduğumu sandığım hayata bir kadının saçının teli kadar ince iplerle bağlı olduğumu anlıyorum. Sigara, çay, vodka … Bir kadın yoksa hayatımda zamanımın sahipleri oluyorlar ister istemez. Oysa zamanımın sahibi olsa kadınım, hiçbir şey için ondan bir saniye bile çalmazdım.

Hayatımın sonuna kadar bitiremeyeceğim ve asla doyamayacağım uğraşlarım olurdu. Onu izlemek, onu koklamak, ona dokunmak, onu öpmek…

Nefesinin kokusunu içime çekmek, onu yaşamak gibi…

Sarılmak… Mümkün olduğunca uzun, mümkün olduğunca sıkı sıkı, mümkün olduğunca sıcak… Bir kadına sarılmadığım için acılara sarılıyorum çoğu gece, umutlarım ve kâbuslarım meydan muharebesi eşliğinde, odam soğuk odam yalnız odamda in cin sevişiyor, bense sigaramdan bilmem kaç milyonuncu nefesimi çekiyorum. Ağlamıyorum, ağlamam, hiç ağlamadım. Ben ağlamak yerine ölümü seçiyorum. Eva Cassidy çalıyor son sesle, en sevdiğim isme sahip bu kadın içimi parçalıyor her nakaratında.

Elimi yakıyorum, dünyayı unutmuşum elimdeki sigarayı unutmak çok mu? Hemen yenisi yakıyorum yoksa nefes alamıyorum.

Yalnızlık…

Yalnızlık…

Yalnızlık…

Dayanamıyorum.

Ahmet Çağrı Özsema

Ahmet Çağrı Özsema

Bir Cevap Yazın