Onlar

Önce çok severler hani canlarını verecek, uğruma tüm dünyaya karşı durabilecek kadar. Tutarlar beni, sararlar, severler, öperler… Şehvetin zirvesine çıkarıp oradan aşağı bırakırlar tam düşecekken yakalarlar. Her şeyleri olurum, şairleri, sevgilileri, babaları, dostları.

Her gece beni görürler rüyalarında, tenleri erir dokunduğumda, öpüşürken gözlerini kaparlar, saçlarını okşarken omzuma yaslanırlar, üstüme titrerler.

İlk ben aranırım her dar anında, ilk durak benimdir son durak olduğum gibi. Hastalansam onlar da hastalanırlar, ağlasam onlar da ağlarlar. Hep benimdir her yerde onların olan ve onların ait olduğu hep benimdir.

Çok severler hani uğrumda ölecek kadar severler. Bensizlik onlara göre imkânsızdır, şarkılar söylerler benim için, verdiğim çiçekleri kurutup saklarlar, yazdığım şiirler her an kulaklarında yankılanır, en beyaz hayallerinde gece yarısı çocuğun altını değiştiren hep benimdir. Eve eli dolu torbalarla gelen, aşk diyince aşk, sevgi diyince sevgi, sevgili diyince sevgili olan benimdir. Kırılır kalpler tek merhemi benimdir, dedim ya önceleri…

Sonra geçer günler, gider hayaller. Birileri yanlış yapar önceleri benim olmayan bu yanlışlar benim oluverir apansız bir gecede. Bir gece bir bakarlar tüm dünyayı ben karartmışım, ben kirletmişim kalplerindeki gökkuşağını. Hayret. Ne de çabuk mahvetmişimdir her şeyi. Oysa ben evimde aynı geceyi yaşamaktayımdır, aynı hayalleri kurmakta, aynı sigarayı aynı hüzünle üflemekteyimdir.

Bana gelirler, “sen” derler, “Allahsız” , “Kitapsız”, “Şerefsiz” . Gülümserim. Benim derim, önceleri bahsettiklerin gibi yine ben.

Sonra uzaktan seyrederler, aramıza kilometreler koyup bir santim yaklaşacak mıyım diye beklerler. Yaklaşmayınca kalpsizlikle itham ederler, gülümserim.

Bütün suç benimdir her zaman benim, ben mahvettim dünyayı, şiirleri, çocukları…

Bir süre unuturlar beni, araya insanlar girer, aşklar girer, yalanlar girer. Bir gece nefes alamayıp uyanırlar, aynaya koşup yüzünü yıkadığında beni görürler. Bense her zamanki gibi aynı yerde aynı kahveyi içip aynı hayalleri kurmaktayımdır. Anlayamazlar.

Sonra yüzüme tükürürler, tokat atarlar, dövdürürler, gülümserim.

Vicdandan bahsederler, en rahat vicdanımla dinlerim onları, cevap vermem. Geçmişi isterler, vermem, veremem değil vermem. Anlamazlar.

Sonra bir yerlerde bir kaset başa sarar, bir kalem paramparça olur, bir şairin saçlarına bir ak daha düşer, o gece oturur aynı hayalleri kurar aynı sigarayı biraz daha kederle üflerim.

Onlar uyurlar, bir yabancının koynunda kimsesizliklerine sarılarak, ben gülümserim çaresizliğime ağlayarak.

Onlar bir parçasını söküp gittiklerinden habersiz, eskisi kadar güzel gülümseyemiyorsun derler. Sizin yüzünüzden… demem. Bir parçası daha paramparça edilirken gamzelerimin gülümserim ölmüyormuşum gibi.

Sonra oturur, aynı kahveyi içip aynı şiiri okur, aynı sigarayı üflerim, her şeyin farkında, her şeyin uzağında…

Ahmet Çağrı Özsema

One comment

Bir Cevap Yazın